KRİZİN TANIMI VE ÖZELLİKLERİ

 
Ekonomik kriz söz konusu olduğunda, beraberinde iki terim daha kullanılır çoğunlukla: Resesyon ve depresyon. Krizi tanımlarken, bu kavramlara da açıklık getirmek zorundayız.
 
Bir anlayışa göre resesyon (durgunluk) ekonomik faaliyetin yavaşlaması anlamına gelir. Daha önce erişilmiş bir konuma oranla bir büzülme, konjonktür düzeyinin alçalmasıdır; alçalma sığ ya da derin olabilir. Resesyon bazen “kriz”le eş anlamlı olarak da kullanılır. Daha modern başka bir anlayışa göre resesyon ekonomik faaliyetin zayıf şiddette ve kısa süreli olarak büzülüp kasılması demektir. Ancak bu ifadedeki nitelemeler görelidir. Eğer alçalma şiddetli ve uzayıcı nitelikte ise ve eğer çok daha vahim bir görünümde ise, o zaman kriz söz konusudur. Buna karşılık ekonomik faaliyet daha önce ulaşılmış olan düzeye nispetle oldukça uzun bir süre düşük bir düzeyde kalıyorsa, bu durum da depresyon olarak tanımlanmaktadır[1].
Literatürde “resesyon”un, “ekonominin iki çeyrek yıl üst üste küçülmesi” şeklinde bir tanımına daha rastlıyoruz. Bu tanımın, kriz teşhisinin tartışmasız ve kolay yapılması gibi bir faydası var.
 
Bir kriz ekonomilerde daima bir refah döneminden sonra gelir. Başlıca özelliği, bir ekonomideki yükseliş hareketlerinin, yerini aniden iniş hareketlerine bırakmasıdır, fiyatların hızlı düşüşü, üretim ve gelirdeki daralmalar gibi. Bunlara işsizlik ve iflaslar eşlik eder, borsalar çöker.
 
XVIII. yüzyılda krizler harp, mâli spekülasyon, kıtlık gibi istisnai olaylara bağlı olarak meydana geliyordu. XIX. yüzyıldan itibaren ise krizler kapitalist ekonomilere özgü olarak kendini göstermeye başladı. Dahası yalnızca tek bir sektörde ve belli bir bölgede değil, her yerde, yaygın bir şekilde ve 6-11 yıl gibi düzenli aralıklarla ortaya çıkıyorlardı.
 
Tarihte 1820 ile 1929 arasındaki dönemde dünya ekonomisini şiddetle sarsan 13 ekonomik kriz yaşanmıştır. Bu krizlerin ortaya çıktığı tarihler şunlardır:
 
- Ondokuzuncu yüzyılda 8 kriz: 1825, 1836-39, 1847, 1857, 1866, 1873, 1882-84, 1890-93.
- Yirminci yüzyılda (1929’a kadar) 5 kriz: 1900, 1907, 1913, 1920, 1929.
 
İktisatçılar bu saydığım krizlerin gözleminden, ekonomik krizin üç önemli özelliğini belirlemiştir[2]:
 
- Kriz bir “aşırı-üretim” olgusudur,
- Kriz “genel”dir ya da genelleşebilir niteliktedir,
- Kriz “dönemsel”dir ya da en azından “geri-dönüşlü”dür,
 
Bunlara bir dördüncü özelliği ekleyebiliriz:
 
- Kriz kapitalist sistemin ayrılmaz bir parçasıdır.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !